|
Dr. Schumacher 1. ÇALIŞMA
1990 ve 1991 de Dr. Schumacher alerji ve intolerans üzerine iki
prospektif, kontrolsüz çalışma yürüttü. 1990 çalışması
özel olarak, alerjene karşı eşzamanlı yapılan bir
alerjenden uzak durma diyetiyle birlikte alerjik deri
hastalıkları (örneğin nörodermatit) ve inhalasyon tipi
alerjilerdeki (örneğin bronşial astım ) biorezonans
terapisinin etkilerini inceledi. Çalışmaya katılanlar
genelde çocuklar ve adölesanlardı. Saman nezlesi olan
hastalar daha sonra çalışmadan çıkarıldı.
Schumacher'in çalışma sonuçlarında:(Tedavi kürünün sonlanmasından 5
ay sonra)
- Hastaların %83'ü alerjeni reaksiyon göstermeden tolere
edebiliyordu .
- Hastaların %11 inde alerjide belirgin bir düzelme vardı .
Dr. Schumacher 2. ÇALIŞMA
1991 çalışması biorezonans terapisinin çocuklardaki saman nezlesi
üzerindeki etkilerini inceledi. Tedaviler polen gibi
alerjenlerin çok olmadığı mevsim dönemlerinde yapıldı.
Schumacherin bu çalışmasının sonuçlarında:.........................
(Biorezonans terapisini takip eden ilk polen mevsiminden
sonra)
- Hastaların % 43.4'ünde artık saman nezlesi semptomlarına
rastlanmıyordu .
- Hastaların %15.9'unda sadece bazı günlerde hafif şikayetler
oluyordu .
- Hastaların % 34.5'unda düzelme vardı ancak halen bazı semptomlar
gözleniyordu .
Schumacher'e göre, her bir biorezonans seansı ancak ve sadece tek
bir alerjenle sınırlandığında tedavide kalıcı bir başarı
mümkündü.
Bu çalışmaların hiçbirinde biorezonans terapisinin yan etkisi veya
herhangi bir komplikasyonu görülmedi. Schumacher'in
çalışmaları alerji hastalarında Morell ve pek çok kişi
tarafından elde edilen pozitif bireysel vaka raporlarını
ispatladı. Fakat Dr. Schumacher Avusturya'lı doktorların
eleştirilerine maruz kaldı çünkü sonuçlar inanılmayacak
derecede pozitifti ve çalışmalar karşılaştırılabilir bir
kontrol grubuyla yapılmamıştı. “ Kanıta dayalı”
biliminin gereksinimlerini karşılamıyordu. Daha sonra
Schumacher'in sonuçlarını doğrulatmak için Avusturya'da
iki kontrollü çalışma yürütüldü.
Köfler ve ark. 1996
Dr. Köfler ve arkadaşlarının saman nezleli hastalarla yapılan
çalışmaları iki birbirine zıt sonucu birlikte verdi.
Hastaların şikayetleri ile ilgili kendi subjektif
anlatımlarına dayanıldığında..
- Çalışmaya katılanların şikayetlerinde %52.3 düzelme saptandı. Bu
sonuçlar Schumacher'in çalışmalarıyla uyumluydu.
- Ancak alerjenin nasal yolla verilmesi gibi bir objektif veri
dikkate alındığında biorezonans terapisi iyileşme
sağlamadı.
Köfler herhangi bir yan etki saptamadı.
Klasik alerji kavramının biorezonans alerji tedavisinin ölçümü
olarak kullanılması da dahil olmak üzere Köfler
çalışmasında kullanılan metodoloji problemler
barındırmaktadır. Bu çelişkinin açıklanması için lütfen
en sona bakınız.
Schöni ve ark. 1997
Dr. Schöni ve arkadaşları biorezonans uygulanan gruptaki
nörodermatidli çocukları kontrol grubuyla
karşılaştırıldığında,
- T oplam costa skoru ve kaşıntı skorunda iki veya üç kat daha
fazla bir mean iyileşme oranı saptadı.
- Plasebo grubuyla karşılaştırıldığında biorezonans terapi
gurubunda belirgin bir iyileşme elde edildi .
Ancak Schöni ve arkadaşlarına göre, bu farklılıklar hata
seviyesinin %5 lik bir olasılığında belirgin değildi ve
tartışma kısmında biorezonansın etkisiz olduğu
vurgulandı. Çalışmada hiçbir yan etkiyle karşılaşılmadı.
Bu çalışma sonuçlarının yorumlanması ile ilgili olarak
en sona bakınız.
Chervinskaya ve ark. 1997
Schumacher'in pozitif sonuçları, alerjiler ve solunum yolu
hastalıklarında biorezonans metodunun etkisiyle ilgili
yaygın ve kontrollü bir çalışma yürüten Dr. Chervinskaya
ve ark. tarafından 1997 de doğrulandı. Biorezonans
terapisinden önceki ve sonraki etkinliğin karmaşık bir
değerlendirmesi yoluyla , tüm bir subjektif ve objektif
değerlendirmeler serisi de ele alınarak;
Biorezonans terapisinin etkinlik derecesinin...
- Hastaların % 25 inde çok iyi,
- Hastaların %42 sinde iyi,
- Hastaların %21 inde yeterli olduğu sonucuna vardılar.
Bu sonuç kontrol grubunda elde edilen sonuçtan tabii ki daha iyi
idi. Bu otörler ayrıca, biorezonans terapisinin hiçbir
yan etkisini saptamadılar.
Maiko ve Gogoleva 2000
Birkaç Rusya çalışmasında biorezonans metodunun romatizmal
hastalıklardaki etkisi incelendi. Maiko ve Gogoleva 2000
yılında biorezonans terapisinin artrozdaki (özellikle
dizin osteoatriti) etkinliğiyle ilgili kontrollü bir
çalışma yürüttü.
Klinik değerlendirmelere göre ( eklem ağrısı, eklem fonksiyonu, kan
analizi, iyi olma hali ve çalışmaya uygunluktan elde
edilen karmaşık parametreler) saf konvansiyonal
tedaviyle karşılaştırıldığında, biorezonans tedavisi;
- Hastaların %57.5 iyle %94 ünde açık ve belirgin bir iyileşme
sağladı.
- Artrosonografiyle değerlendirilen biorezonans tedavisi, saf
konvansiyonal tedaviyle karşılaştırıldığında, test
subjelerindeki terapötik başarıda %32.5 ila %75 lik
belirgin bir iyileşme bulundu.
- Biorezonans tedavisini alan gruptaki terapötik etki daha uzun
süreli ve daha kalıcıydı .
Otörlere göre, biorezonans terapisi iyi tolere edildi ve yan etkisi
olmadı.
Gogoleva 2000
Gogoleva 2000 yılında fibromyalji hastalarında biorezonans
terapisini kontrollü bir çalışmayla inceledi. Manuel
terapi alan bir gurubu manuel terapi ile birlikte
biorezonans terapisi alan bir grupla karşılaştırdılar.
Her iki grupta da açık ve belirgin bir terapötik etki vardı,
fakat...
- B iorezonans grubunda terapötik etki kaydedilen tüm parametrelere
göre daha sık, belirgin derecede erken, daha belirgin ve
uzun süreliydi .
Kas sendrom indeksi ( kas ağrısının karmaşık parametresi )
- Kontrol grubunda %37 düzelme ,
- Biorezonans grubunda % 72.4 düzelme saptandı .
Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, birlikte olan diğer
fibromyalji semptomlarında da (örneğin uyku bozukluğu ve
hava değişimlerine hassasiyet) belirgin bir düzelme
oldu.
Islamov ve ark. 1998
Islamov ve arkadaşlarının yaptığı iki kontrollü çalışma (1998 ve
2002) romatoid artritli hastalardaki biorezonans
terapisi sonucunda hücresel biyokimyada değişiklikler
saptadı.
Isı şok proteini (Heat shock protein) (Stres Proteini olarak da
bilinir) sentezi romatoid artritli hastalarda
azalmıştır. Ancak romatoid artritteki protein
sentezlerindeki azalma tüm lenfosit proteinleri için
geçerlidir. Bu romatoid artritli hastalarda ısı şok
proteini sentezindeki azalmanın spesifik olmadığını ama
romatoid ertritte immun sistem hücrelerinde genel bir
disfonksiyon olduğunu gösterir. Bu durum ise non-spesifik
koruyucu mekanizmalarda bozukluklar olduğunu düşündürür.
- Bu çalışmada biorezonans tedavisi romatoid artritli hastaların
lenfositlerinde ısı şok proteini sentezindeki % 60 lık
azalmayı normalleştirmiştir .
Islamov ve arkadaşları romatoid artritli hastalardaki bu düzelmenin
fonksiyonel genel lenfosit aktivitesinin restorasyonu
ile elde edildiğini düşünmüşlerdir. Bu çalışma 2002
yılındaki bir başka çalışmaya zemin hazırlamıştır.
Islamov ve ark. 2002
2002 de Islamov ve arkadaşları romatoid artritli hastaların
lenfositlerindeki superoksit dismutaz, katalaz ve
glutatyon-peroksidaz aktivitesinin ve protein içermeyen
thiol gruplarının (redüklenmiş glutatyon) seviyesini
biorezonans terapisinden önce ve sonra kontrollü bir
çalışmayla ölçtüler.
- Biorezonans terapisi redüklenmiş glutatyon seviyesini artırdı
- Superoksit dismutaz ve glutatyon peroksidaz aktivitesini
normalleştirdi.
- Katalaz aktivitesi değişmeden kaldı.
Kontrol gurubunda görülmeyen ve lenfositlerin antioksidan
sistemindeki bu pozitif değişiklikler biorezonans
terapisinin romatoid artritli hastalarda spesifik
olmayan biyokimyasal korunma mekanizmalarını aktive
ettiğini göstermektedir.
Islamov ve ark. tarafından yayınlanan her iki yayında da
biorezonans terapisinin etkili olduğu ancak fizik ve
biyokimyasal etki mekanizmalarının açık olmadığı
belirtilmektedir.
(Biorezonans etkisinin biyokimyasal non-spesifikliği bu
çalışmalardan elde edilen önemli bir sonuçtur.
Biorezonans ile hücre içindeki spesifik olmayan korunma
mekanizmaları aktive edilir. Biorezonansın son derece
zayıf elektromanyetik etkileşimlerinin – en azından
kısmen – hücrenin biyokimyasında entropik kuvvetler
olarak bilinen kuvvetler vasıtasıyla etki ettiğini
zannetmekteyiz. Elektromanyetik bilgi hücredeki entropik
durumu değiştirir ve böylece elektromanyetik bilgiyle
ilişkili olarak biyokimyasal kendi kendine düzenleme
programları nonspesifik olarak aktive edilir. Etkinin
fiziksel mekanizması ve biyokimyasal seviyedeki etkileri
deneysel olarak gösterilemez. Teoride, halen hipotezlere
bağlıyız)
Nienhaus 2003
Nienhaus 2003 yılında biorezonans terapisinin fonksiyonel
gastrointestinal semptomlar üzerine olan etkisini
kontrollü bir çalışmayla araştırdı. Biorezonans terapisi
plasebo grubuyla karşılaştırıldığında, subjektif
semptomlar ve fizik muayene bulguları üzerinde önemli
bir etki yaptı.
Karşılaştırılan subjektif semptomlar ve fizik muayene bulgularının
mean skoru...
- Biorezonans grubunda % 48.2 düzeldi
- Pla sebo grubunda ise sadece % 3.8 düzeldi.
Sonuçlar 1999 da yine Nienhaus tarafından psikosomatik
bozuklukların biorezonansla tedavisi üzerine yapılan
kontrolsüz bir çalışmayı da doğrulamaktaydı.
Saweljew ve ark. 2001
Saweljew ve arkadaşları tarafından 2001 de yürütülen kontrollü bir
çalışmada alerjiyle indüklenmiş bronşial astımlı çocuk
ve adolesanlarda biorezonans terapisinin etkisi
incelendi. Otörlere göre, biorezonans tedavisi kontrol
grubuyla karşılaştırıldığında...
- Atakların sayısı, süresi ve ciddiyetinin azaldı.
- Günlük bronkodilatör ve kortikosteroid dozu da belirgin şekilde
azaldı .
- Genel fizik zindeliğinde artış belirtildi .
Fonksiyonel inceleme metodlarının sonuçlarına göre...
- B ronşial bütünlük parametreleri belirgin şekilde düzeldi .
- Bronşların histamine hassasiyeti azaldı.
- Ekzersizle indüklenen bronkospazm azaldı
Otörlere göre, biorezonans terapisinin çocuklar ve erişkinler
üzerinde herhangi bir yan etkisi olmadı.
Trofimow ve ark. 1997
Dr. Trofimow ve arkadaşları 1997'de obstruktif hava yolu hastalığı
olan hastalarda kontrollü bir biorezonans terapisi
çalışması yürüttüler. Çalışma biorezonans tedavisinden
önceki ve sonraki etkinliğin, subjektif ve objektif
bulgularla birlikte karmaşık bir değerlendirmesiydi.
Otörlere göre kontrol grubuyla karşılaştırıldığında hastaların
çoğunda biorezonans ile çeşitli derecelerde...
- Daha pozitif, daha komple, ve daha uzun süreli sonuçlar elde
edildi.
Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında,
- Daha kısa zaman süresinde daha pozitif tedavi sonuçları elde
edildi
- Kullanılan ilaç dozajları belirgin şekilde azaldı .
Machowinski ve Kreisl 1999
Machowinski ve Kreisl 1999'da kronik karaciğer hastalığı olan
hastalarda kontrollü bir çalışma yürüttü. Çalışma
biorezonansın bu hastalardaki serum AST, ALT ve gamma-GT
enzim aktiviteleri üzerindeki etkileri üzerine idi.
Otörler biorezonans terapisinin hafif karaciğer hasarlı karaciğer
hücrelerin yeniden oluşturulmasını indükleyebildiğini
saptadılar.
12 haftalık biorezonans tedavisinin sonucunda...
- Ortalama AST enzim aktivitesi % 42 azaldı (Tedavi edilmemiş
kontrol: % 4)
- Ortalama ALT % 50 azaldı (tedavi edilmemiş kontrol: -% 5 )
- Ortalama gamma-GT % 38 azaldı (tedavi edilmemiş kontrol: -% 7)
Sonuçların üçü de tedaviden sonra normal aralığın üst sınırında
idi.
Papcz ve Barpvic 1999
Papcz ve Barpvic 1999 da overuse (aşırı kullanım) sendromundan
rahatsız olan ve bunun sonucunda travma maruziyeti artan
seçkin atletlerde kontrollü bir çalışma yürüttü.
Sadece birkaç tedavi oturumu ile, biorezonans terapisi alan grup
standart konvansiyonel metotlarla tedavi edilen kontrol
gurubunun önüne geçti.
- Biorezonans grubunda ağrı skorlaması terapiden önceki 5.41
puandan terapiden sonra 0.61 puana düştü .
- Konvansiyonel yöntemler uygulanan kontrol gurubunda ağrı
skorlaması terapiden önce 5.25 puandan terapiden sonra
2.60 puana düştü .
Wille ve ark. 1999
Wille tarafından 1999 da yapılan kontrollü çalışma biorezonans
terapisinin çocuklarda kekemelik üzerine etkisinin
olmadığını gösterdi. Bu çalışmada da hiçbir yan etki
saptanmadı
Sigara Bırakma Konusunda Yapılan Çalışmalar
Şu anda Polonyada devlete ait bir sigara bırakma polikliniğinde
diğer bırakma yöntemleriyle kıyaslamasının da
yapılabildiğiı
"kontrollü" ve
"bilimsel" bir çalışma yürütülmektedir.
Bu çalışmada henüz 6 aylık sonuçlar alınmış ancak 1
yılını doldurmamıştır. Şu andaki sonuçlar bilimsel
olarak kabul gören diğer yöntemlerden belirgin ve
istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha iyidir.
Türkiye'de de bir üniversite bünyesinde böyle bir
bilimsel çalışma başlatılma aşamasındadır.
TABLOLAR
Aşağıdaki tablo bizim tarafımızdan bilinen ve 2004 martına kadar
olan biorezonans çalışmalarının bir dökümüdür .
ROMATİZMAL HASTALIKLAR
|
ÇALIŞMAYI YAPAN KİŞİ
|
ÇALIŞMANIN BAŞLIĞI |
YAYINLANAN DERGİ |
BİLİMSEL DİZAYN |
BİLİMSEL DATABASE |
|
E.F. Gogoleva |
Spinal Osteokondrozlu fibromayalgi tedavi ve diagnozu için yeni
yaklaşımlar |
Ter Arkh 73 (4), 40-45, 2001
|
Karşılaştırmalı kontrollü çalışma, N:30
Institute for Outpatient Treatment: State Medical Acedemy,
Orenburg
|
Medline index (gözden geçirildikten sonra) |
|
O. Maiko, E.F. Gogoleva |
Gonartrozlu hastaların biorezonansla ayaktan tedavisi
|
Ter Arkh 72 (12), 50-53, 2000 |
Karşılaştırmalı kontrollü çalışma, N: 35
Institute for Outpatient Treatment: State Medical Acedemy,
Orenburg
|
Medline index, gözden geçirilmiş |
|
B. I. Islamov |
Romatoid artritli hastaların lenfositlerindeki antioksidan sistem
üzerinde biorezonans etkisi |
Bull. Exp. Biol. Med. 134 (3), 248-250, 2002 |
Kontrollü çalışma N:20
Institute for theoretical and experimental biophysics and
Institute for Rheumatology, Russian Academy of
Science
|
Medline index, gözden geçirilmiş |
|
B. I. Islamov |
Romatoid artrit ve heat shock proteinin biorezonansla tedavisi
|
Bull. Exp. Biol. Med. 128 (11), 1112-1115, 1999 |
Kontrollü çalışma N:6
Institute for theoretical and experimental biophysics and
Institute for Rheumatology, Russian Academy of
Science |
Medline index, gözden geçirilmiş
|
ALERJİLER ÜZERİNE ÇALIŞMALAR
|
ÇALIŞMAYI YAPAN KİŞİ
|
ÇALIŞMANIN BAŞLIĞI |
YAYINLANAN DERGİ |
BİLİMSEL DİZAYN |
BİLİMSEL DATABASE |
|
P. Schumacher |
1- Alerji ve intoleransların biorezonansla tedavisi (1990)
2- Saman nezlesi biorezonansla tedavisi (1991) |
Dergi publikasyonu değildir
Biophysikalische therapie der alergien, p. 149ff, Sonntag-Verlag
Stutgard 1998 |
2 prospektif kontrollü olmayan çalışma
N:164 (1990)
N:115 (1991)
Medical practice study, Innsbruck
|
|
|
A.V. Chervinskaya et al. |
Alerjik ve respiratuar hastalıklar için Bio rezonans tedavisi
|
Dergi publikasyonu değildir |
Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:56
University of St. Petersburg, Clinical Science Centre of
Petersburg
|
|
|
J. Hennecke |
Alerjilerin enerji terapisi: Bicom biorezonans tedavisiyle
olasılıklar ve deneyimler |
Arztezeitschr. F. Naturh. Verf. 35 (6), 427-432, 1994
|
Retrospektif gözlem çalışması N.200
Medikal praktis çalışması
|
Amed index |
|
H. Kofler et al. |
Saman nezlesinde biorezonans |
Allergoloie 19 (3). 114-122, 1996 |
Pla sebo kontrollü çalışma N:42
|
Medline index, gözden geçirilmiş
|
|
M.H.Schoni et al |
Atopik dermatitli çocuklarda biorezonansın etkinliliğinin
araştırılması |
Int. Arch. Alergy Immunol. 112, 238-246, 1997 |
Karşılaştırmalı, pla sebo kontrollü çalışma N:16
Alpines children hospital, Davos
|
Medline index, gözden geçirilmiş |
GASTOİNTESTİNAL SEMPTOMLAR
(Fonksiyonel özefageal semptonlar, irratible mide şikayetleri ve
irritable kolon etc.)
|
J. Nienhous |
Fonksiyonel gastrointestinal semptomlar üzerine standart biorezonans tedavinin etkisi
|
Dregi publikasyonu değildir |
Bütün vaka raporlarıyla birlikte pla sebo kontrollü çalışma N:20
|
|
OBSTRÜKTİF HAVAYOLU HASTALIĞI
|
B.P. Saweljew et al. |
Bronşial astımlı çocukların komplex tedavisinde biorezonans
|
Medizinisch- wissenschaftliche und Lernmetho-dische Zeitschrift
N2, 2001, p. 111-130 |
Pla sebo kontrollü çalışma N:23
Institute of pediatrics, Moscow
|
Çalışmanın düzeltildikten sonra yayınlandı |
|
W. I. Trofimow et al. |
Obstruktif hava yolu hastalıklarının Biorezonans terapisi |
Dregi publikasyonu değildir |
Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:35
University of St. Petersburg, Clinical science Centre of St.
Petersburg
|
|
ATLETLERDE OVERUSE SENDROMU
|
B. P. Papcz, J.Barpvic |
Yüksek performans atletlerde Bicom biorezonans tedavisinin
kullanımı üzerine klinik çalışma |
EHK 1999, 48 (7), 449-450: Biofizikal frekans tekniğinin elit
atletlerdeki overuse sendromunda kullanımı
|
Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:12
Study hospital Maribor, Slovenia
|
Amed index |
KARACİĞER DİSFONKSİYONU
|
R.Machowinski, P.Kreisl |
Kişinin kendi elektromanyetik alanının kullanılmasının karaciğer
disfonksiyonundaki başarısını değerlendirmek için
prospektif randomize çalışma |
Dergi publikasyonu değildir.
Institute for regulatory medicine, Grafelfing 1999
|
Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:14
Madikal praktis çalışması |
|
PSİKOSOMATİK BOZUKLUKLAR
|
J. Nienhaus |
Psikosomatik bozuklukların
Biorezonans
ile tedavisi çalışması
|
Dergi publikasyonu değildir
Biorezonans
und psychosomatik,p. 65-74, Med-Tronik, Fresenheim 1999
|
Tek kollu prospektif çalışma N:79 Medikal praktis çalışması
|
|
KEKEMELİK
|
A. Wille |
Kekeme çocuklarda biorezonans (biofizik enformasyon terapisi)
|
Forsch. Komple-mentarmed. 6, suppl. 1,50-52 1999 |
Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:14 |
Medline index, (gözden geçirildikten sonra) |
YORUM
Kofler, Schöni ve Wille tarafından yapılanlar dışında tüm
çalışmalar biorezonans tedavisinin etkinliğini
ispatlamıştır. Bundan dolayı Rusya gibi bazı ülkelerde
biorezonans devlete ait sağlık sigortası tarafından
karşılanmaktadır. Dahası hayvanlar ve bitkiler üzerinde
yapılan bütün çalışmalar biorezonans tedavisinin
etkinliğini ispatlamıştır. (dijital olarak depolanmış
maddelerle yapılan çalışmalar dahil olmak üzere) (M.
Galle: Biorezonanztheraphie...und es funkioniert
doch! Promedicina-Verlag, Wiesbaden 2002)
Negatif sonuç veren çalışmalarla ilgili tartışmaya büyük ihtiyaç
vardır. Burada kısaca bazı noktalara değinilecektir.
•
Re Kofler et al
Ayrıntılı yorum için bakınız: (M. Galle: Biorezonanztheraphie...und
es funkioniert doch! Promedicina-Verlag, Wiesbaden
2002). Benim görüşüme göre bu çalışma en azından bazı
yönlerden pozitif kabul edilmelidir.
•
Re Schöni et al
Bu çalışma hala tarafımızca detayına inilerek tartışılmadı. Ancak
benim fikrime göre yapılmış olan en önemli metod
yanlışlıklarını açıklamaya çalışacağım.
• Biorezonansla birlikte verilen aktif tıbbi preperatlar (antibiotik
ve steroidler) şu ana kadar olan tecrübelerimize göre
biorezonansın etkinliğini düşürür.
• Kullanılan istatistiksel analiz uygun değildir. 3 scordan 2
sinde (Costa skoru ve Kaşıntı skoru) biorezonans kontrol
gurubuna göre 2 ve 3 kat daha iyi sonuçlar vermiştir.
Böylece kontrol gurubuyla karşılaştırıldığında
biorezonans gurubunda çok net bir iyileşme vardır. Fakat
Schöni et al a göre % 5 seviyesinde bu belirgin
değildir. Yayılım fazlasıyla büyüktür. Wilcoxon'un uygun
istatistiksel seçimi olmadığı görülmektedir. Anlamlı bir
istatistiksel yorum için orijinal veriler üzerinde
çalışılmalıdır. Ancak orijinal veriler ulaşılabilir
değildir.
Schöni tarafından yapılan istatistiksel yoruma göre bile
biorezonans tedavisinin en azından tedaviye eğilim
yaratıcı etkisi olmalıydı. Fakat Schöni çalışmasında
biorezonansın sadece negatif yorumlarının üzerinde
durmuştur. Pozitif olan sonuçlar üzerinde hiç
durulmamıştır. Sonuçlar tarafsız olarak
tartışılmamıştır. Görülen o ki Schöni et al biorezonans
etkisini gölgeleyebilmek için istatistiği uygun olmayan
bir şekilde kullanmıştır. Çalışma sonuçları üzerine
yaptıkları önyargılı tartışma bu çıkarımı uygun
göstermektedir.
Michael Galle, Mart 2004 |