Ana Sayfa | Hakkımızda | Biorezonans Nedir? | Hasta Hikayeleri | Basından | İletişim

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Dr. Schumacher 1. ÇALIŞMA

1990 ve 1991 de Dr. Schumacher alerji ve intolerans üzerine iki prospektif, kontrolsüz çalışma yürüttü. 1990 çalışması özel olarak, alerjene karşı eşzamanlı yapılan bir alerjenden uzak durma diyetiyle birlikte alerjik deri hastalıkları (örneğin nörodermatit) ve inhalasyon tipi alerjilerdeki (örneğin bronşial astım ) biorezonans terapisinin etkilerini inceledi. Çalışmaya katılanlar genelde çocuklar ve adölesanlardı. Saman nezlesi olan hastalar daha sonra çalışmadan çıkarıldı.

Schumacher'in çalışma sonuçlarında:(Tedavi kürünün sonlanmasından 5 ay sonra)

- Hastaların %83'ü alerjeni reaksiyon göstermeden tolere edebiliyordu .

- Hastaların %11 inde alerjide belirgin bir düzelme vardı .

Dr. Schumacher 2. ÇALIŞMA

1991 çalışması biorezonans terapisinin çocuklardaki saman nezlesi üzerindeki etkilerini inceledi. Tedaviler polen gibi alerjenlerin çok olmadığı mevsim dönemlerinde yapıldı.

Schumacherin bu çalışmasının sonuçlarında:......................... (Biorezonans terapisini takip eden ilk polen mevsiminden sonra)

- Hastaların % 43.4'ünde artık saman nezlesi semptomlarına rastlanmıyordu .

- Hastaların %15.9'unda sadece bazı günlerde hafif şikayetler oluyordu .

- Hastaların % 34.5'unda düzelme vardı ancak halen bazı semptomlar gözleniyordu .

Schumacher'e göre, her bir biorezonans seansı ancak ve sadece tek bir alerjenle sınırlandığında tedavide kalıcı bir başarı mümkündü.

Bu çalışmaların hiçbirinde biorezonans terapisinin yan etkisi veya herhangi bir komplikasyonu görülmedi. Schumacher'in çalışmaları alerji hastalarında Morell ve pek çok kişi tarafından elde edilen pozitif bireysel vaka raporlarını ispatladı. Fakat Dr. Schumacher Avusturya'lı doktorların eleştirilerine maruz kaldı çünkü sonuçlar inanılmayacak derecede pozitifti ve çalışmalar karşılaştırılabilir bir kontrol grubuyla yapılmamıştı. “ Kanıta dayalı” biliminin gereksinimlerini karşılamıyordu. Daha sonra Schumacher'in sonuçlarını doğrulatmak için Avusturya'da iki kontrollü çalışma yürütüldü.

Köfler ve ark. 1996

Dr. Köfler ve arkadaşlarının saman nezleli hastalarla yapılan çalışmaları iki birbirine zıt sonucu birlikte verdi. Hastaların şikayetleri ile ilgili kendi subjektif anlatımlarına dayanıldığında..

- Çalışmaya katılanların şikayetlerinde %52.3 düzelme saptandı. Bu sonuçlar Schumacher'in çalışmalarıyla uyumluydu.

- Ancak alerjenin nasal yolla verilmesi gibi bir objektif veri dikkate alındığında biorezonans terapisi iyileşme sağlamadı.

Köfler herhangi bir yan etki saptamadı.

Klasik alerji kavramının biorezonans alerji tedavisinin ölçümü olarak kullanılması da dahil olmak üzere Köfler çalışmasında kullanılan metodoloji problemler barındırmaktadır. Bu çelişkinin açıklanması için lütfen en sona bakınız.

Schöni ve ark. 1997

Dr. Schöni ve arkadaşları biorezonans uygulanan gruptaki nörodermatidli çocukları kontrol grubuyla karşılaştırıldığında,

- T oplam costa skoru ve kaşıntı skorunda iki veya üç kat daha fazla bir mean iyileşme oranı saptadı.

- Plasebo grubuyla karşılaştırıldığında biorezonans terapi gurubunda belirgin bir iyileşme elde edildi .

Ancak Schöni ve arkadaşlarına göre, bu farklılıklar hata seviyesinin %5 lik bir olasılığında belirgin değildi ve tartışma kısmında biorezonansın etkisiz olduğu vurgulandı. Çalışmada hiçbir yan etkiyle karşılaşılmadı. Bu çalışma sonuçlarının yorumlanması ile ilgili olarak en sona bakınız.

Chervinskaya ve ark. 1997

Schumacher'in pozitif sonuçları, alerjiler ve solunum yolu hastalıklarında biorezonans metodunun etkisiyle ilgili yaygın ve kontrollü bir çalışma yürüten Dr. Chervinskaya ve ark. tarafından 1997 de doğrulandı. Biorezonans terapisinden önceki ve sonraki etkinliğin karmaşık bir değerlendirmesi yoluyla , tüm bir subjektif ve objektif değerlendirmeler serisi de ele alınarak;

Biorezonans terapisinin etkinlik derecesinin...

- Hastaların % 25 inde çok iyi,

- Hastaların %42 sinde iyi,

- Hastaların %21 inde yeterli olduğu sonucuna vardılar.

Bu sonuç kontrol grubunda elde edilen sonuçtan tabii ki daha iyi idi. Bu otörler ayrıca, biorezonans terapisinin hiçbir yan etkisini saptamadılar.

Maiko ve Gogoleva 2000

Birkaç Rusya çalışmasında biorezonans metodunun romatizmal hastalıklardaki etkisi incelendi. Maiko ve Gogoleva 2000 yılında biorezonans terapisinin artrozdaki (özellikle dizin osteoatriti) etkinliğiyle ilgili kontrollü bir çalışma yürüttü.

Klinik değerlendirmelere göre ( eklem ağrısı, eklem fonksiyonu, kan analizi, iyi olma hali ve çalışmaya uygunluktan elde edilen karmaşık parametreler) saf konvansiyonal tedaviyle karşılaştırıldığında, biorezonans tedavisi;

- Hastaların %57.5 iyle %94 ünde açık ve belirgin bir iyileşme sağladı.

- Artrosonografiyle değerlendirilen biorezonans tedavisi, saf konvansiyonal tedaviyle karşılaştırıldığında, test subjelerindeki terapötik başarıda %32.5 ila %75 lik belirgin bir iyileşme bulundu.

- Biorezonans tedavisini alan gruptaki terapötik etki daha uzun süreli ve daha kalıcıydı .

Otörlere göre, biorezonans terapisi iyi tolere edildi ve yan etkisi olmadı.

Gogoleva 2000

Gogoleva 2000 yılında fibromyalji hastalarında biorezonans terapisini kontrollü bir çalışmayla inceledi. Manuel terapi alan bir gurubu manuel terapi ile birlikte biorezonans terapisi alan bir grupla karşılaştırdılar.

Her iki grupta da açık ve belirgin bir terapötik etki vardı, fakat...

- B iorezonans grubunda terapötik etki kaydedilen tüm parametrelere göre daha sık, belirgin derecede erken, daha belirgin ve uzun süreliydi .

Kas sendrom indeksi ( kas ağrısının karmaşık parametresi )

- Kontrol grubunda %37 düzelme ,

- Biorezonans grubunda % 72.4 düzelme saptandı .

Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, birlikte olan diğer fibromyalji semptomlarında da (örneğin uyku bozukluğu ve hava değişimlerine hassasiyet) belirgin bir düzelme oldu.

Islamov ve ark. 1998

Islamov ve arkadaşlarının yaptığı iki kontrollü çalışma (1998 ve 2002) romatoid artritli hastalardaki biorezonans terapisi sonucunda hücresel biyokimyada değişiklikler saptadı.

Isı şok proteini (Heat shock protein) (Stres Proteini olarak da bilinir) sentezi romatoid artritli hastalarda azalmıştır. Ancak romatoid artritteki protein sentezlerindeki azalma tüm lenfosit proteinleri için geçerlidir. Bu romatoid artritli hastalarda ısı şok proteini sentezindeki azalmanın spesifik olmadığını ama romatoid ertritte immun sistem hücrelerinde genel bir disfonksiyon olduğunu gösterir. Bu durum ise non-spesifik koruyucu mekanizmalarda bozukluklar olduğunu düşündürür.

- Bu çalışmada biorezonans tedavisi romatoid artritli hastaların lenfositlerinde ısı şok proteini sentezindeki % 60 lık azalmayı normalleştirmiştir .

Islamov ve arkadaşları romatoid artritli hastalardaki bu düzelmenin fonksiyonel genel lenfosit aktivitesinin restorasyonu ile elde edildiğini düşünmüşlerdir. Bu çalışma 2002 yılındaki bir başka çalışmaya zemin hazırlamıştır.

Islamov ve ark. 2002

2002 de Islamov ve arkadaşları romatoid artritli hastaların lenfositlerindeki superoksit dismutaz, katalaz ve glutatyon-peroksidaz aktivitesinin ve protein içermeyen thiol gruplarının (redüklenmiş glutatyon) seviyesini biorezonans terapisinden önce ve sonra kontrollü bir çalışmayla ölçtüler.

- Biorezonans terapisi redüklenmiş glutatyon seviyesini artırdı

- Superoksit dismutaz ve glutatyon peroksidaz aktivitesini normalleştirdi.

- Katalaz aktivitesi değişmeden kaldı.

Kontrol gurubunda görülmeyen ve lenfositlerin antioksidan sistemindeki bu pozitif değişiklikler biorezonans terapisinin romatoid artritli hastalarda spesifik olmayan biyokimyasal korunma mekanizmalarını aktive ettiğini göstermektedir.

Islamov ve ark. tarafından yayınlanan her iki yayında da biorezonans terapisinin etkili olduğu ancak fizik ve biyokimyasal etki mekanizmalarının açık olmadığı belirtilmektedir.

(Biorezonans etkisinin biyokimyasal non-spesifikliği bu çalışmalardan elde edilen önemli bir sonuçtur. Biorezonans ile hücre içindeki spesifik olmayan korunma mekanizmaları aktive edilir. Biorezonansın son derece zayıf elektromanyetik etkileşimlerinin – en azından kısmen – hücrenin biyokimyasında entropik kuvvetler olarak bilinen kuvvetler vasıtasıyla etki ettiğini zannetmekteyiz. Elektromanyetik bilgi hücredeki entropik durumu değiştirir ve böylece elektromanyetik bilgiyle ilişkili olarak biyokimyasal kendi kendine düzenleme programları nonspesifik olarak aktive edilir. Etkinin fiziksel mekanizması ve biyokimyasal seviyedeki etkileri deneysel olarak gösterilemez. Teoride, halen hipotezlere bağlıyız)

Nienhaus 2003

Nienhaus 2003 yılında biorezonans terapisinin fonksiyonel gastrointestinal semptomlar üzerine olan etkisini kontrollü bir çalışmayla araştırdı. Biorezonans terapisi plasebo grubuyla karşılaştırıldığında, subjektif semptomlar ve fizik muayene bulguları üzerinde önemli bir etki yaptı.

Karşılaştırılan subjektif semptomlar ve fizik muayene bulgularının mean skoru...

- Biorezonans grubunda % 48.2 düzeldi

- Pla sebo grubunda ise sadece % 3.8 düzeldi.

Sonuçlar 1999 da yine Nienhaus tarafından psikosomatik bozuklukların biorezonansla tedavisi üzerine yapılan kontrolsüz bir çalışmayı da doğrulamaktaydı.

Saweljew ve ark. 2001

Saweljew ve arkadaşları tarafından 2001 de yürütülen kontrollü bir çalışmada alerjiyle indüklenmiş bronşial astımlı çocuk ve adolesanlarda biorezonans terapisinin etkisi incelendi. Otörlere göre, biorezonans tedavisi kontrol grubuyla karşılaştırıldığında...

- Atakların sayısı, süresi ve ciddiyetinin azaldı.

- Günlük bronkodilatör ve kortikosteroid dozu da belirgin şekilde azaldı .

- Genel fizik zindeliğinde artış belirtildi .

Fonksiyonel inceleme metodlarının sonuçlarına göre...

- B ronşial bütünlük parametreleri belirgin şekilde düzeldi .

- Bronşların histamine hassasiyeti azaldı.

- Ekzersizle indüklenen bronkospazm azaldı

Otörlere göre, biorezonans terapisinin çocuklar ve erişkinler üzerinde herhangi bir yan etkisi olmadı.

Trofimow ve ark. 1997

Dr. Trofimow ve arkadaşları 1997'de obstruktif hava yolu hastalığı olan hastalarda kontrollü bir biorezonans terapisi çalışması yürüttüler. Çalışma biorezonans tedavisinden önceki ve sonraki etkinliğin, subjektif ve objektif bulgularla birlikte karmaşık bir değerlendirmesiydi.

Otörlere göre kontrol grubuyla karşılaştırıldığında hastaların çoğunda biorezonans ile çeşitli derecelerde...

- Daha pozitif, daha komple, ve daha uzun süreli sonuçlar elde edildi.

Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında,

- Daha kısa zaman süresinde daha pozitif tedavi sonuçları elde edildi

- Kullanılan ilaç dozajları belirgin şekilde azaldı .

Machowinski ve Kreisl 1999

Machowinski ve Kreisl 1999'da kronik karaciğer hastalığı olan hastalarda kontrollü bir çalışma yürüttü. Çalışma biorezonansın bu hastalardaki serum AST, ALT ve gamma-GT enzim aktiviteleri üzerindeki etkileri üzerine idi.

Otörler biorezonans terapisinin hafif karaciğer hasarlı karaciğer hücrelerin yeniden oluşturulmasını indükleyebildiğini saptadılar.

12 haftalık biorezonans tedavisinin sonucunda...

- Ortalama AST enzim aktivitesi % 42 azaldı (Tedavi edilmemiş kontrol: % 4)

- Ortalama ALT % 50 azaldı (tedavi edilmemiş kontrol: -% 5 )

- Ortalama gamma-GT % 38 azaldı (tedavi edilmemiş kontrol: -% 7)

Sonuçların üçü de tedaviden sonra normal aralığın üst sınırında idi.

Papcz ve Barpvic 1999

Papcz ve Barpvic 1999 da overuse (aşırı kullanım) sendromundan rahatsız olan ve bunun sonucunda travma maruziyeti artan seçkin atletlerde kontrollü bir çalışma yürüttü.

Sadece birkaç tedavi oturumu ile, biorezonans terapisi alan grup standart konvansiyonel metotlarla tedavi edilen kontrol gurubunun önüne geçti.

- Biorezonans grubunda ağrı skorlaması terapiden önceki 5.41 puandan terapiden sonra 0.61 puana düştü .

- Konvansiyonel yöntemler uygulanan kontrol gurubunda ağrı skorlaması terapiden önce 5.25 puandan terapiden sonra 2.60 puana düştü .

Wille ve ark. 1999

Wille tarafından 1999 da yapılan kontrollü çalışma biorezonans terapisinin çocuklarda kekemelik üzerine etkisinin olmadığını gösterdi. Bu çalışmada da hiçbir yan etki saptanmadı

Sigara Bırakma Konusunda Yapılan Çalışmalar

Şu anda Polonyada devlete ait bir sigara bırakma polikliniğinde diğer bırakma yöntemleriyle kıyaslamasının da yapılabildiğiı "kontrollü" ve "bilimsel" bir çalışma yürütülmektedir. Bu çalışmada henüz 6 aylık sonuçlar alınmış ancak 1 yılını doldurmamıştır. Şu andaki sonuçlar bilimsel olarak kabul gören diğer yöntemlerden belirgin ve istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha iyidir. Türkiye'de de bir üniversite bünyesinde böyle bir bilimsel çalışma başlatılma aşamasındadır.

 

TABLOLAR

Aşağıdaki tablo bizim tarafımızdan bilinen ve 2004 martına kadar olan biorezonans çalışmalarının bir dökümüdür .

 

ROMATİZMAL HASTALIKLAR

ÇALIŞMAYI YAPAN KİŞİ

 

ÇALIŞMANIN BAŞLIĞI

YAYINLANAN DERGİ

BİLİMSEL DİZAYN

BİLİMSEL DATABASE

E.F. Gogoleva

Spinal Osteokondrozlu fibromayalgi tedavi ve diagnozu için yeni yaklaşımlar

Ter Arkh 73 (4), 40-45, 2001

 

Karşılaştırmalı kontrollü çalışma, N:30

Institute for Outpatient Treatment: State Medical Acedemy, Orenburg

 

 

Medline index (gözden geçirildikten sonra)

O. Maiko, E.F. Gogoleva

Gonartrozlu hastaların biorezonansla ayaktan tedavisi

Ter Arkh 72 (12), 50-53, 2000

Karşılaştırmalı kontrollü çalışma, N: 35

Institute for Outpatient Treatment: State Medical Acedemy, Orenburg

 

 

Medline index, gözden geçirilmiş

B. I. Islamov

Romatoid artritli hastaların lenfositlerindeki antioksidan sistem üzerinde biorezonans etkisi

Bull. Exp. Biol. Med. 134 (3), 248-250, 2002

Kontrollü çalışma N:20

Institute for theoretical and experimental biophysics and Institute for Rheumatology, Russian Academy of Science

 

 

Medline index, gözden geçirilmiş

B. I. Islamov

Romatoid artrit ve heat shock proteinin biorezonansla tedavisi

Bull. Exp. Biol. Med. 128 (11), 1112-1115, 1999

Kontrollü çalışma N:6

Institute for theoretical and experimental biophysics and Institute for Rheumatology, Russian Academy of Science

Medline index, gözden geçirilmiş

 

 

 

 

 

 

 

ALERJİLER ÜZERİNE ÇALIŞMALAR

ÇALIŞMAYI YAPAN KİŞİ

 

ÇALIŞMANIN BAŞLIĞI

YAYINLANAN DERGİ

BİLİMSEL DİZAYN

BİLİMSEL DATABASE

P. Schumacher

1- Alerji ve intoleransların biorezonansla tedavisi (1990)

 

 

 

2- Saman nezlesi biorezonansla tedavisi (1991)

Dergi publikasyonu değildir

 

 

 

Biophysikalische therapie der alergien, p. 149ff, Sonntag-Verlag Stutgard 1998

2 prospektif kontrollü olmayan çalışma

N:164 (1990)

 

 

N:115 (1991)

Medical practice study, Innsbruck

 

 

 

A.V. Chervinskaya et al.

Alerjik ve respiratuar hastalıklar için Bio rezonans  tedavisi

Dergi publikasyonu değildir

Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:56

University of St. Petersburg, Clinical Science Centre of Petersburg

 

 

 

J. Hennecke

Alerjilerin enerji terapisi: Bicom biorezonans tedavisiyle olasılıklar ve deneyimler

Arztezeitschr. F. Naturh. Verf. 35 (6), 427-432, 1994

Retrospektif gözlem çalışması N.200

Medikal praktis çalışması

 

 

Amed index

H. Kofler et al.

Saman nezlesinde biorezonans

Allergoloie 19 (3). 114-122, 1996

Pla sebo kontrollü çalışma N:42

 

Medline index, gözden geçirilmiş

 

 

M.H.Schoni et al

Atopik dermatitli çocuklarda biorezonansın etkinliliğinin araştırılması

Int. Arch. Alergy Immunol. 112, 238-246, 1997

Karşılaştırmalı, pla sebo kontrollü çalışma N:16

Alpines children hospital, Davos

 

Medline index, gözden geçirilmiş

 

GASTOİNTESTİNAL SEMPTOMLAR

(Fonksiyonel özefageal semptonlar, irratible mide şikayetleri ve irritable kolon etc.)

J. Nienhous

Fonksiyonel gastrointestinal semptomlar üzerine standart biorezonans tedavinin etkisi

 

Dregi publikasyonu değildir

Bütün vaka raporlarıyla birlikte pla sebo kontrollü çalışma N:20

 

OBSTRÜKTİF HAVAYOLU HASTALIĞI

B.P. Saweljew et al.

Bronşial astımlı çocukların komplex tedavisinde biorezonans

Medizinisch- wissenschaftliche und Lernmetho-dische Zeitschrift N2, 2001, p. 111-130

Pla sebo kontrollü çalışma N:23

Institute of pediatrics, Moscow

 

 

Çalışmanın düzeltildikten sonra yayınlandı

W. I. Trofimow et al.

Obstruktif hava yolu hastalıklarının Biorezonans  terapisi

Dregi publikasyonu değildir

Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:35

University of St. Petersburg, Clinical science Centre of St. Petersburg

 

 

ATLETLERDE OVERUSE SENDROMU

B. P. Papcz, J.Barpvic

Yüksek performans atletlerde Bicom biorezonans tedavisinin kullanımı üzerine klinik çalışma

EHK 1999, 48 (7), 449-450: Biofizikal frekans tekniğinin elit atletlerdeki overuse sendromunda kullanımı

Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:12

Study hospital Maribor, Slovenia

 

Amed index

KARACİĞER DİSFONKSİYONU

R.Machowinski, P.Kreisl

Kişinin kendi elektromanyetik alanının kullanılmasının karaciğer disfonksiyonundaki başarısını değerlendirmek için prospektif randomize çalışma

Dergi publikasyonu değildir.

Institute for regulatory medicine, Grafelfing 1999

 

Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:14

Madikal praktis çalışması

 

PSİKOSOMATİK BOZUKLUKLAR

J. Nienhaus

Psikosomatik bozuklukların Biorezonans  ile tedavisi çalışması

Dergi publikasyonu değildir

Biorezonans und psychosomatik,p. 65-74, Med-Tronik, Fresenheim 1999

Tek kollu prospektif çalışma N:79 Medikal praktis çalışması

 

 

KEKEMELİK

A. Wille

Kekeme çocuklarda biorezonans (biofizik enformasyon terapisi)

 

Forsch. Komple-mentarmed. 6, suppl. 1,50-52 1999

Karşılaştırmalı kontrollü çalışma N:14

Medline index, (gözden geçirildikten sonra)

YORUM

Kofler, Schöni ve Wille tarafından yapılanlar dışında tüm çalışmalar biorezonans tedavisinin etkinliğini ispatlamıştır. Bundan dolayı Rusya gibi bazı ülkelerde biorezonans devlete ait sağlık sigortası tarafından karşılanmaktadır. Dahası hayvanlar ve bitkiler üzerinde yapılan bütün çalışmalar  biorezonans tedavisinin etkinliğini ispatlamıştır. (dijital olarak depolanmış maddelerle yapılan çalışmalar dahil olmak üzere) (M. Galle: Biorezonanztheraphie...und es funkioniert doch! Promedicina-Verlag, Wiesbaden 2002)

Negatif sonuç veren çalışmalarla ilgili tartışmaya büyük ihtiyaç vardır. Burada kısaca bazı noktalara değinilecektir.

•  Re Kofler et al

Ayrıntılı yorum için bakınız: (M. Galle: Biorezonanztheraphie...und es funkioniert doch! Promedicina-Verlag, Wiesbaden 2002). Benim görüşüme göre bu çalışma en azından bazı yönlerden pozitif kabul edilmelidir.

•  Re Schöni et al

Bu çalışma hala tarafımızca detayına inilerek tartışılmadı. Ancak benim fikrime göre yapılmış olan en önemli metod yanlışlıklarını açıklamaya çalışacağım.

•  Biorezonansla birlikte verilen aktif tıbbi preperatlar (antibiotik ve steroidler) şu ana kadar olan tecrübelerimize göre biorezonansın etkinliğini düşürür.

•  Kullanılan istatistiksel analiz uygun değildir. 3 scordan 2 sinde (Costa skoru ve Kaşıntı skoru) biorezonans kontrol gurubuna göre 2 ve 3 kat daha iyi sonuçlar vermiştir. Böylece kontrol gurubuyla karşılaştırıldığında biorezonans gurubunda çok net bir iyileşme vardır. Fakat Schöni et al a göre % 5 seviyesinde bu belirgin değildir. Yayılım fazlasıyla büyüktür. Wilcoxon'un uygun istatistiksel seçimi olmadığı görülmektedir. Anlamlı bir istatistiksel yorum için orijinal veriler üzerinde çalışılmalıdır. Ancak orijinal veriler ulaşılabilir değildir.

Schöni tarafından yapılan istatistiksel yoruma göre bile biorezonans tedavisinin en azından tedaviye eğilim yaratıcı etkisi olmalıydı. Fakat Schöni çalışmasında biorezonansın sadece negatif yorumlarının üzerinde durmuştur. Pozitif olan sonuçlar üzerinde hiç durulmamıştır. Sonuçlar tarafsız olarak tartışılmamıştır. Görülen o ki Schöni et al biorezonans etkisini gölgeleyebilmek için istatistiği uygun olmayan bir şekilde kullanmıştır. Çalışma sonuçları üzerine yaptıkları önyargılı tartışma bu çıkarımı uygun göstermektedir.

Michael Galle, Mart 2004

 

ÇALIŞMA 1

Ze Yuan ve Haiyan Wang . CENTRAL HOSPITAL OF XI' AN CITY (SHANXI PROVINCE) 2005 Mayıs, Biorezonans Kongresi-Fulda

Alerji tanısı almış 1639 hastaya biorezonans tedavisi uygulandı. Bu hastalara geçmişte standart ilaç tedavileri uygulanmış ancak kalıcı başarılar elde edilememiş idi.

Sonuçlar tedaviler başladıktan 6 ay sonrasında değerlendirildi...


Hastalık Adı

Toplam Kişi Sayısı

Tam Düzelme Sayısı

Belirgin Olarak Etkili

Etkili

Etkisiz

Tam Düzelme Oranı

Toplam Etkinlik

Egzema

188

176

8

2

2

94 %

97 %

Ürtiker

353

266

42

30

15

75 %

87 %

Kontakt Dermatit

158

137

12

6

3

87 %

94 %

Nörodermatit

55

30

8

10

7

55 %

70 %

Aşırı Terleme

183

160

10

12

1

87 %

93 %

Saman Nezlesi

165

140

14

5

6

85 %

94 %

  Astım

187

155

5

24

3

83 %

86 %

Alerjik Konjuktivit

80

66

10

2

2

  83 %

95 %

Güvenilirlik: Level of Evidence 4-5

.......................................................................

ÇALIŞMA 2

Yang Jinzh ve Zhang Li Researrch Centre of the Jian Clinic for Prevention and Treatment of Asthma / Maternal and Child Health Care of China 2004

1. GURUP: 213 astım hastası, Biorezonans ile tedavi edildi.

2. GURUP: 87 astım hastası. Kortizon ve anti-alerjik ilaçlardan oluşan standart tedavi uygulandı.

Sonuçlar tedaviler başladıktan 6 ay sonra değerlendirildi...

 

Semptom Yok